Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu: “Hakaret etmedim; hesap sordum, aşağılamadım; eleştirdim”
Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının “Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla yürüttüğü soruşturma kapsamında Ankara Adliyesi’nde şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Soruşturmaya konu edilen 2021 tarihli Bingöl konuşmasının siyasi eleştiri kapsamında olduğunu savunan Davutoğlu, “Sözlerimin arkasındayım” diyerek hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesini talep etti.
Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Türk Ceza Kanunu’nun 299. maddesi kapsamında yürütülen “Cumhurbaşkanına hakaret” soruşturmasında 7 Eylül 2026’da Ankara Adliyesi’nde şüpheli sıfatıyla ifade verdi. Soruşturmanın, Davutoğlu’nun Eylül 2021’de Bingöl’de yaptığı siyasi konuşmadaki ifadeler üzerine yürütüldüğü belirtildi.
Savcılığa sunduğu yazılı ifadede adliyeye geliş amacının “klasik anlamda bir savunma yapmak” olmadığını belirten Davutoğlu, “Hukuk devletine olan inancımı teyit etmek, adaletin bir gün herkese lazım olacağını hatırlatmak ve yalnızca şahsımı değil, adaleti, kamu malını, demokrasiyi ve ifade özgürlüğünü savunmak için buradayım.” ifadelerini kullandı.
“SORUŞTURMANIN AÇILDIĞINI MEDYADAN ÖĞRENDİM”
Davutoğlu, soruşturmanın hukuki değil siyasi gerekçelerle başlatıldığını savunarak sürecin yürütülme biçimine itiraz etti. Soruşturmayı medyadan öğrendiğini kaydeden Davutoğlu, müdafisinin savcılıkla temasa geçtiğini ve oğlunun 12 Eylül’deki düğünü nedeniyle 14 Eylül’de ifade vermek üzere mutabakata varıldığını, buna rağmen 7 Eylül için sözlü talimat verildiğini ileri sürdü.
Davutoğlu, “Kaçma veya delilleri karartma şüphesi bulunmadığı ve soruşturma yıllar önce yapılmış aleni bir konuşmaya dayandığı hâlde, 7 Eylül için sözlü talimat verilmiştir. Bu yaklaşım, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun öngördüğü usullerle, hukuki güvenlik ilkesiyle ve devlet ciddiyetiyle bağdaşmamaktadır.” dedi.
SORUŞTURMAYA KONU KONUŞMA 2021’DE BİNGÖL’DE YAPILDI
Soruşturmanın merkezinde Davutoğlu’nun Gelecek Partisi Genel Başkanı olduğu dönemde Bingöl’de vatandaşlarla gerçekleştirdiği buluşmadaki konuşması yer aldı. Görüşmenin deşifresine göre Davutoğlu; siyasi ahlak yasası, kamu görevlilerinin mal varlığı, kamu ihaleleri, akraba kayırmacılığı ve kamu kaynaklarının kullanımı konusunda değerlendirmelerde bulundu.
Davutoğlu, kendisine AK Parti’den neden ayrıldığının sorulması üzerine, “Siyasi ahlak yasası çıkaralım. Birisi siyasete girdiğinde mal varlığını beyan etsin, bittiği zaman milletvekilliği yine beyan etsin, izah edemediği bir şey varsa hesap versin. Akrabalarımızı zengin etmeyelim. Ailemizi devletin içine almayalım dedim.” ifadelerini kullandı.
Konuşmanın ilerleyen bölümünde Davutoğlu, dönemin ekonomi politikalarını, kamu ihalelerini ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yakın çevresine ilişkin uygulamaları eleştirdi. Davutoğlu, “Ben Başbakanlığı niye bıraktım, bırakır mı insan, menfaatimi düşünsem bırakır mıyım? Oturduğum yerde suçum olsa bırakır mıyım? Baktım ki yollar ayrılmış.” dedi.
“BİR KURUŞ HARAM LOKMA YEMEDİM”
Soruşturmayla ilişkilendirilen bölümde Davutoğlu, bir katılımcının Başbakanlığı döneminde neden daha fazla itiraz etmediği yönündeki sorusuna yanıt verirken şu ifadeleri kullandı:
“İtiraz etmeseydim ne olurdu biliyor musun? Benim Başbakanlığım falan elimden gitmezdi. Otururdum, milyarlarıma milyar katardım benden sonraki başbakan gibi, milyarlarıma milyar katardım benden sonraki bakanlar gibi. Bir kuruş haram lokma yemedim. Onlara da haram lokma yemeyin dedim, yediler, çevrelerini zengin ettiler, damadını Bakan yaptı, akrabalarını zengin etti. Beş tane müteahhide Türkiye'yi peşkeş çekti.”
Davutoğlu konuşmanın devamında, “Onlar milletin hukukuna dikkat edip yetim malı yemeselerdi, ben de onların hukukuna dikkat ederdim. Ama onlar milletin hukukunu çiğnedi, ben de onlara hakkı, adaleti söyledim.” ifadelerine yer verdi.
“HER CÜMLESİNİN ARKASINDA DURUYORUM”
Savcılık ifadesinde 2021’deki konuşmasını siyasi eleştiri olarak nitelendiren Davutoğlu, “Soruşturmaya konu edilen konuşma, Eylül 2021’de Bingöl’de yaptığım ve bugün de her cümlesinin arkasında durduğum siyasi bir konuşmadır.” dedi.
Kamu kaynaklarının kullanımı, nepotizm, liyakatsizlik ve belirli kesimlere sağlandığını savunduğu imtiyazlara yönelik sözlerini sürdürdüğünü belirten Davutoğlu, “Bu gerçekleri dile getirmem hakaret değildir. Bu, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir vatandaşı ve bu ülkeye Dışişleri Bakanı ve Başbakan olarak hizmet etmiş bir devlet adamı sıfatıyla tarihî, ahlaki ve siyasi sorumluluğumdur.” ifadelerini kullandı.
AİHM, AYM VE YARGITAY KARARLARINA ATIF YAPTI
Davutoğlu savunmasında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararlarına da atıfta bulundu. Siyasetçilere ve kamu gücünü kullanan kişilere yönelik kabul edilebilir eleştiri sınırlarının sıradan bireylere göre daha geniş olduğunu savunan Davutoğlu, siyasi aktörlerin “sert, sarsıcı, rahatsız edici, hatta incitici eleştirilere” daha fazla hoşgörü göstermesi gerektiğini ifade etti.
Cumhurbaşkanının aynı zamanda bir siyasi partinin genel başkanı ve siyasi tartışmaların tarafı olduğunu belirten Davutoğlu, bu durumun TCK’nin 299. maddesinin uygulanmasında dikkate alınması gerektiğini savundu.
Davutoğlu ayrıca Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ifade özgürlüğünü düzenleyen 10. maddesi ile Anayasa’nın 90. maddesine işaret etti. Savunmasında AİHM’in Vedat Şorli/Türkiye ile Artun ve Güvener/Türkiye kararlarını; Anayasa Mahkemesinin Bekir Coşkun, Alişan Şahin ve Ergün Poyraz kararlarını örnek gösterdi.
“HAKARET ETMEDİM; HESAP SORDUM”
Davutoğlu, savcılığa verdiği ifadenin son bölümünde soruşturmanın ifade özgürlüğü açısından taşıdığı sonuçlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Ben bugün burada yalnızca kendimi savunmuyorum. Konuşma hakkı soruşturmalarla daraltılan siyasetçiyi, gazeteciyi, akademisyeni, öğrenciyi ve her bir vatandaşımızı savunuyorum. Korkmadan konuşulabilen, iktidarın hesap verdiği ve yargının talimat değil hukuk dinlediği bir Türkiye idealini savunuyorum.” diyen Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Sözlerimin arkasındayım. Çünkü bu sözler şahsi bir öfkenin değil; milletin hukukunu, devlet ahlakını ve adaleti koruma iradesinin ifadesidir. Hakaret etmedim; hesap sordum. Aşağılamadım; eleştirdim. Suç işlemedim; anayasal hakkımı ve siyasi sorumluluğumu kullandım.”
TAKİPSİZLİK TALEP ETTİ
Davutoğlu, ifadesinin sonunda Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 172. maddesi uyarınca hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini istedi.
Talebinin kendisi için bir ayrıcalık beklentisi olmadığını belirten Davutoğlu, “Talebim; Anayasa’nın, evrensel hukuk ilkelerinin ve ceza muhakemesinin gereğinin yerine getirilmesidir.” dedi.
Soruşturma aşamasındaki dosyada Davutoğlu hakkında iddianame hazırlanıp hazırlanmayacağı ya da kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip verilmeyeceği savcılığın değerlendirmesinin ardından belli olacak.
Kaynak: CUMHA - CUMHUR HABER AJANSI
Tepkiniz Nedir?
Beğen
0
Beğenmiyorum
0
Aşk
0
Komik
0
Öfkeli
0
Üzgün
0
Vay
0